Diyanet İşleri Başkanlığı, tüm camilerde bu hafta okunan cuma hutbesini “Söz Ahlakı ve Sosyal Medya” başlığıyla yayımladı. Hutbede, dijital mecralarda güzel sözün ve söz ahlakının korunmasının önemi vurgulandı. Sözün, insanın iç dünyasını yansıtan bir ayna olduğu ifade edilerek, “Güzel bir söz, yaralı kalpleri iyileştiren bir merhem, kurumuş gönülleri canlandıran bir su gibidir. Hoş bir kelam, ruhu işleyen zarif bir nakış ve hataları nazikçe düzeltme sanatıdır” denildi.
Hutbede, Hz. Muhammed’in “Gönül alıcı söz, sadakadır” hadisi hatırlatılarak, sözün etkisinin sesin yüksekliğinde değil, samimiyetin derinliğinde ve üslubun inceliğinde bulunduğu belirtildi. Ayrıca, insanlar arasındaki iletişim sorunlarının bir sebebinin konuşma üslubu olduğu ifade edilerek, “En yakınlarımıza bile sesimizi ulaştıramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma tarzımızdır” denildi.
Hutbede, Kuran’dan “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler, yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır” ayeti aktarılırken, aile içi ve toplumsal ilişkilerde sözün önemine değinildi. “Yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Çocuklarına ulaşmak isteyen, önce onların gönlüne tatlı bir kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete ulaşmak isteyen, sözlerine dürüstlük katsın. Allah Resulü’nün dediği gibi, ‘Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun’” ifadelerine yer verildi.
Hutbede, dijital platformların söz ahlakının en fazla ihlal edildiği yerler arasında olduğu vurgulandı. “Bazı insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu gibi bağımlılıklarla, bazıları ise şiddete yönlendiren dijital oyunlarla kötülüğün yayılmasına zemin hazırlamaktadır” denildi. Ayrıca, bazı kişilerin kimliklerini gizleyerek başkalarına saldırdığı, yalan haberlerle toplumda fitne tohumları ektiği ifade edildi. “Yüce Rabbimizin bu konuda uyarısı açıktır: ‘İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur’” ifadeleri hatırlatıldı.
Teknolojik gelişmelerle birlikte ortaya çıkan tehlikelerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanan hutbede, dijital teknolojilerin etik değerlere uygun olarak kullanılması gerektiği çağrısı yapıldı.